Tenisçilerde Omuz Ağrısı

Tenis temelde omuz hareketiyle yapılan bir spor. Bu eklemin olağanüstü hareket açıklığı teniste pek çok vuruşu mümkün kılıyor. Ancak bu yoğun kullanım ve özellikle başüstü aktivitesi olarak tanımlanan; servis, yüksek vole ve smaç omuz eklemini zorlayabiliyor. 

Bu nedenle omuz ağrısı tenisçilerde çok sık görülüyor ve belli dönem tenisten uzak kalmalarına neden olabiliyor. 

İlk belirti omuz eklemi üzerinde, üst kola yayılan ağrı oluyor. Bunu gece üzerine yatmakla ortaya çıkan ağrı izliyor. Tenis sırasında ve hemen sonrasında ağrı artıyor.Zaman ilerledikçe kişinin eklem hareketlerinde bir kısıtlanma başlıyor. Sırtına ulaşmakta ve araba kullanırken özellikle geri manevrada zorlanıyor. Giderek kolunu yana ve geriye açmakta güçlük çekiyor ve teniste ani acılar duymaya başlıyor. 

Tenisçilerde en sık omuz kaslarına ait tendinitler, bursitler, sıkışma sendromu ve manşon yırtıkları görülüyor. Isınma ve germe yapmadan oynamaya başlamak ve omuza çok yüklenmek , oyun sonrasında yine germe yapmamak yaralanmayı hazırlayıcı rol oynuyor. Ayrıca kondisyonun üzerinde oynanan maçlar da tüm spor yaralanmalarının sık rastlanan nedenleri arasında yer alıyor. 

Tendinit ve bursitler aşırı kullanımlar sonrasında ortaya çıkıyor. Bursitler ani başlıyor, tendinitler ise tedrici ağrıyla ortaya çıkıyor. Temelde ağrı dışında bir kısıtlanmaya neden olmuyor. Pek çok tenisçi bu ağrıyla oynamaya devam ediyor. Tedavisi ise kolay ve iyi sonuç alınıyor. Çoğunlukla kısa süreli dinlenme, ilaç, buz tedavisi ve germe egzersizleri ile iyileşiyor. 

Sıkışma sendromu orta ve uzun süreli sorun yaratan ve tenisçiyi oynamaktan alıkoyan bir sorun. Sıklıkla önce ağrı ve ardından kolun hareketlerinde kısıtlanma ile ortaya çıkıyor. Sporcu özellikle servis ve smaç sırasında ağrı duyuyor. Özellikle bu hastalarda gece ağrısı ön planda. Teşhis için MR yapılaması gerekli ve sonucunda kesin karar verilebiliyor.Tedavi için; antienflamatuar ilaçlar, buz, spora 3-6 hafta ara vermek ve fizik tedavi programı gerekli. Sıkışma sendromlu hastaların % 15-20 si ise bu tedaviye cevap vermiyor ve cerrahi olarak tedavi edilmeleri gerekebiliyor. 

Manşon yırtıkları tedavi edilmeden oynamaya devam eden tenisçilerde gelişiyor. Omuz eklemini sabitleme, yukarı kaldırma ve döndürme hareketini sağlayan 4 temel kasa rotator manşon adı veriliyor. Bu kas grubunda oluşan yırtıklar da manşon yırtığı olarak tanımlanıyor. Profesyonel tenisçide yırtığın boyutu küçük olsa bile cerrahi tedavi uygulanıyor. Amatör ya da veteran grupta ise küçük yırtıklarda fizik tedavi seçiliyor. Bu grupta fizik tedavi programı 6-8 hafta deneniyor ve vakaların büyük çoğunluğu (% 80-85) bu tedavi ile aktif spor yaşamlarına geri dönüyorlar. Ancak omuz kondisyonlarını sağlamak üzere verilen egzersiz programını sürdürmeleri gerekli. 

Daha az olarak görülen sorunlar SLAP ve Bankart Lezyonudur. Omuz ekleminde (dizdeki menisküs gibi görev yaparak) sabitleyici bir yatak rolü oynayan labrum adlı dokunun yaralanmalarıdır. Mutlaka cerrahi olarak tedavi edilmelidir. 

Profesyonel, performans veya veteran tenisçi olsun; tüm spor yaralanmalarından korunmak için genel kondisyon iyi durumda olmalıdır. Bu nedenle tenisçi, kondisyonu için zaman ayırmalı ve omuz sağlığı için temel olan “fırlatma sporu yapan sporcunun 10 egzersizi”ni doktorundan öğrenmelidir. Bu egzersizler omuz sağlığını koruyucu oldukları gibi vuruş performansını artırıcı sonuçlar da yaratacaktır.